Irak 25 2627

Ankara Üniversitesi Karşılaştırmalı Medeniyet ve Barış Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi KAMMER’in, 23 Şubat 2016 Salı günü saat 13.30-16.30 arasında, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 50.Yıl Salonu’nda  düzenlediği “Ortadoğu’daki Siyaset ve Toplum İlişkileri Yansımasında Irak Türkmenleri” konulu panelin yöneticisi olan KAMMER Müdürü Prof.Dr.Neşe Özden açılış konuşmasında, Irak ve Suriye’deki Türkmenlerin varlığının bölge ve dünya tarihi için taşıdığı insani ve stratejik öneme vurgu yaparak, savaşların ve terörün arttığı Ortadoğu coğrafyalarında yaşanan insanlık dramlarının son bulmasında büyük güç politikalarının değil, dünya barışını önceleyen uluslararası örgütlerin ve kültürlerarası tarihi hatıraların önemli katkı sağlaması gerektiğine ve bu anlamda dünya barışına hizmet eden uluslararası diplomasi yöntemlerinin, işgallerin yaşandığı bu savaş ortamlarına ilişkin olarak geliştirilmesi ihtiyacına dikkat çekti. Sağlık, sosyal, siyasal boyutlu olaylar çerçevesinde Irak Türkmenlerini ele alan ve yaklaşık elli kişinin izlediği panelde; Prof.Dr.Filiz YAVUZ AVŞAR (Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı):“Türkmenlerin Sağlık Problemleri ve Çözüm Önerileri” başlıklı sunumunda, hakimken mazlum durumuna düşen Irak ve Suriyeli göçmenlerin hastalıklarla ve savaş bunalımıyla mücadele edebilmesi için –bu coğrafyaları terk eden binlerce doktorun da olduğunu hatırlatarak— beliren doktor açığının hızla giderilmesi hususunda Türkmen hekimlerin istihdamına ağırlık verilmesi, hizmet veren sağlık ocağı ve rehabilitasyon merkezlerinin sayısının artırılması gerektiğine vurgu yaptı. Opr.Dr.Aydın BEYATLI (TÜFED Başkanı):“Ortadoğuda Savaş Sonrası Sağlık ve Suriye—Irak Türkmenlerinin Bugünü” başlıklı konuşmasında savaşın sağlığa olan etkisinin iki boyutuna, yani “tıbbi bakım koşullarının kötüleşmesi” ve “sağlık sisteminin çöküşü“ne değindi. Ayrıca, Türkmenlerin yaşadığı yaklaşık 400.000 nüfuslu Telafer’in günümüzde bir hayalet ilçe haline dönüştüğünden bahisle, 1980’den itibaren Irak’ta 2 milyon insanın hayatını kaybettiğine, 4.5 milyon insanın sakat kaldığına ve 6.5 milyon insanın göç etmek durumunda kaldığına bakılırsa; dahası Irak’ta Zaho’dan Basra’ya kadar yeni doğanda anomali ve kanser vakalarındaki artış da dikkate alınırsa, Irak’ta Türkmenlerin de dahil olduğu halkların karşı karşıya kaldığı sıkıntıların büyüklüğünün daha iyi anlaşılabileceğini belirtti. Prof.Dr.Mahir NAKİP (Çankaya Üniversitesi, İdari ve İktisadi Bilimler Fak. İktisat Bölümü Başkanı):”Irak Türkmen Siyasi Partilerinin Değerlendirmesi” konulu bildirisinde, sivil bir kuruluş olarak 1960 yılında Bağdat’ta kurulan “Türkmen Kardaşlık Ocağı”nın Musul ve Erbil’de (günümüzde Kerkük’te) şubelerini açmasıyla, Türkmenlerin tek çatı altında biraraya gelmesine büyük katkı sağladığından bahsetti. 1980 sonrasında, kendisinin de kurucuları arasında yer aldığı Irak Milli Türkmen Partisi’nin önce Türkiye’de faaliyete geçtiği ve daha sonra merkezini Erbil’e taşıdığını hatırlattı. Türkmenlerin temel sorunları arasında, birbiriyle bağlantı halinde olan bölgelerinin olmaması, mali kaynaklarının yeterli olmaması hususlarını ifade ederek,  Türkmenlerin siyasi ve askeri güçlerinin daha da etkin bir hale getirilmesi gerektiğine işaret etti. Doç.Dr.Şaban KARDAŞ (Orsam Başkanı):“Ortadoğu’da Bölgesel Dönüşümlerkonusunda, geniş bir bakış açısı ve kapsamlı bir analizle olaylara yaklaşarak, Ortadoğu’da artan istikrarsızlık sarmalı düşünüldüğünde 1916 tarihli Sykes-Picot Antlaşması’nın 20.yüzyıl başlarında oynadığı role, günümüzdeki bölgesel düzende oluşturulmaya çalışılan yeni sınırların, sınır sorgulamalarının ve siyasi varlıkların dönüşüm tablosunda, Irak’ın ve Irak Türkmenlerinin konumuna ve mevcudiyetine değindi. Habib HÜRMÜZLÜ (Orsam Danışmanı):”Irak Türkmenlerinin Sorunlarına Genel Bir Bakış” başlıklı panel sunumunda, tarihsel analizler yapmak suretiyle, 1921 sonrasında Irak’ta Türkmen varlığının sindirildiğine, 1958-2003 arasında tüm anayasalarda Arap ve Kürt vurgusunun öncelikli olarak yer aldığına ve 2003’ten sonra da Irak’ta bir Kürtleştirme politikasının uygulandığına işaret ederek, Türkmenlerin maruz kaldıkları dışlanma ve asimilasyon uygulamalarının olumsuz etkileri ve yansımalarından örnekler verdi, bunların ortadan kaldırılabilmesi için somut önerilerde bulundu. Bu arada, mezhepçiliğin Türkmen kimliğinde yer almadığının da altını çizdi. Panelin organizasyonunda başta KAMMER Yönetimi olmak üzere, katılımcı olarak ORSAM ve TÜFED, özellikle de Orsam Danışmanı Sn.Habib Hürmüzlü büyük destek ve duyarlılık göstermişlerdir. Üç saate yakın bir süre devam eden KAMMER panelinde, Türkmenlere ilişkin olarak öğrenciler ve akademisyenler tarafından yöneltilen yoğun soru akışı ve verilen içerikli yanıtlar da, Irak Türkmenlerini konu alan Panelin önemini yansıtmak açısından kayda değer bir gösterge ve Türkmenler hakkında ileri tarihlerde düzenlenecek muhtelif etkinlikler açısından da teşvik edici bir unsur olmuştur.