Ankara Üniversitesi KAMMER Merkezi’nin organizasyonuyla, 24 Ekim 2018 Çarşamba günü saat:11.00-13.00 arasında, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda gerçekleşen “Diplomatların Gözüyle Uzakları Yakın Etmek: Taypey’deki Türk Temsilcilerinden Tayvan Hatıraları” konulu panelin oturum başkanlığını Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr.Veysel Başpınar yaptı. Prof. Dr. Başpınar, Çin ve Tayvan’la olan ilişkilerdeki çok yönlülüğe dikkat çekti. KAMMER Müdürü Prof.Dr.Neşe Özden panelin açılış konuşmasında, Sun Yat-Sen’in kurduğu Çin Cumhuriyeti’nin onun 1925’te ölümünden sonra sürüklendiği iç savaş ve ardından 1949-1971 sürecinde biri kıtadaki Kızıl Çin yönetimi, diğeri de Formoza/Tayvan adasındaki Milliyetçi Çin yönetimi olmak üzere iki odaklı bir rekabet alanı oluşturduğunu hatırlattı. Bu kapsamda Çin’in Birleşmiş Milletler’de temsili sorununun, 1971’de, o tarihlerde nüfusu 800 milyon civarında olan Çin Halk Cumhuriyeti’nin resmen tanınması ile bir dönüşüm yaşadığını belirtti. Tarihsel boyutuyla, Atatürk Türkiyesi’nin Çin Cumhuriyeti ile olan yakın ilişkilerine de vurgu yaptı. Panelistler (E.) Büyükelçi Muzaffer Eröktem ve İsmet Erikan öncelikle, diplomasi ve dış ilişkiler ile kesişen özgeçmişlerinden bahsettiler.  1971 ‘de genç bir diplomatken Çin’deki ve Tayvan’daki bu değişime bizzat şahit olan  (E.) Büyükelçi Muzaffer Eröktem yıllar sonra Türk temsilcisi (2008-2010) olarak da Tayvan’da görev yaptığından bahisle, bu süreçteki kişisel anılarını aktardı. Muzaffer Eröktem ilk olarak 1969-1971 yılları arasında T.C.Taypey Büyükelçiliğinde görev gördü. Büyükelçiliğin 5 Ağustos 1971 tarihinde  kapatılması kararı üzerine Büyükelçi aynı gün ayrıldı. Muzaffer Eröktem de tasfiye işlemlerini tamamladıktan sonra ayrıldı. Konferansı sırasında, Büyükelçi Eröktem, Çan Kay-Şek’e ve Tayvan’a dair yorumlarını samimiyetle paylaştı. Bu anlamda döneme birinci elden tanıklık eden hatıra ve izlenimleriyle, tarihe de not düştü. 2012-2017 yılları arasında Taypey’de Türk temsilcisi olan İsmet Erikan ise, hem tarihsel hem de güncel cepheleriyle, Tayvan’la olan dostluk ilişkilerinin derinliğine, ekonomik ve ticari boyutlu ikili ilişkilerin önemine işaret etti. Tayvan hatıralarında Erikan, Tayvan adasındaki yaşantıya dair izlenimlerinin yanısıra ticari ve turistik etkileşim potansiyeline ilişkin somut değerlendirmeleri ve önerileriyle, panelin geçmişten günümüze uzanan boyutuna da büyük katkı sağladı.